21 Haziran 2008 Cumartesi

29 -> 31 Goralılar

Goralılar, Makedonya, Kosova, Arnavutluk devletlerinin sınırlarını kesiştiği yerler olan ve yoğunlukla Kosova’nın Güneyinde kalan bölgede yaşayan halktır.
Çoğu Kosova’da olmak üzere Makedonya’da, Sırbistan’da, Bulgaristan’da, Arnavutluk’da, Yunanistan’da da Goralılar vardır. Makedonya, Arnavutluk, Kosova’nın kesişme noktası olan bölgede yaşayan Goralılar, coğrafî olarak çok önemli bir bölgeye sahiptirler. Goralılar, Gora bölgesinin Kosova tarafında kalan kısımda 15.000 kadar Gora’lı olduğunu söylemektedirler. Buna ilâve olarak Goralılar, Prizren başta olmak üzere Kosova’nın diğer bölgelerinde Goralıların
olduğunu, bu bölgelerdeki Goralıların da yaklaşık 5000 olduğunu beyan etmektedirler.

Arnavutluk tarafında kalan Gora bölgesinde de nüfuslarının 15.000 olduğunu ileri süren Gora’lılar, Makedonya tarafında kalan Gora bölgesinde 20.000 kişiden fazla bir nüfusa sahip olduklarını ifade etmektedirler. Goralılar, Makedonya’daki nüfuslarına yine Makedonya’da var olan, Goralılar gibi kendilerini Türk olarak ifade eden Torbeş’leri de ilâve etmektedirler. Makedonya’daki Torbeşlerin kendilerinin yönettiği iki belediyeleri vardır ve bu belediyelerde Torbeşler, Türk bayrakları dalgalandırmaktadırlar.

Bundan başka Goralılar, başta Voyvodina, Belgrat olmak üzere Sırbistan’nın birçok bölgesinde olmak üzere 20.000 ve başta Selanik olmak üzere Yunanistan’da da sayısını tam ifade edemedikleri Goralıların olduğunu beyan etmektedirler. Diğer taraftan Türkiye’ye göç etmiş Goralıların da olduğu bilinmektedir.
Goralıların kimler olduğuna ya da ırk veya etnik kökenlerine dair birçok tartışmalar yürütülmekte ve çeşitli tezler ortaya atılmaktadır. Bilim adamları, tarihçiler, sosyolog ve dilcilerin Goralıların kimler olduğuna dair bugüne kadar yaptıkları araştırmaların çoğu objektiflikten uzak, yüzeysel ya da siyasî yönlendirmelerin etkisi altındadır. Ancak bilim adamlarının hemfikir oldukları görüş, Osmanlı ordularının Balkan topraklarına çıktığı zaman Goralıları, Torbeşleri ve Pomakları isim olarak o şekliyle bulduğudur. Başta Islâm dinine
mensup olmaları gibi kültür ve yaşam tarzlarında ortak özellikler taşıyan bu halkların Goralı, Torbeş veya Pomak isimlendirilmesinden yola çıkarak, günümüzde Bulgar, Yunan, Arnavut, Sırp tarihçiler, bu halkları çeşitli şekillerde kendi ırkları ya da halkları olarak göstermeye çalışmaktadırlar. Onların Islâmlaştırılmış Bulgar, Makedon, Sırp, Rus ya da Yunan’lılar oldukları tez ve iddiaları hâlâ güncelliğini korumaktadır.

Dragaş Belediyesinden 15 kilometre uzaklıkta bulunan Brod, Gora köylerinden biridir. Burası, Osmanlı döneminin bölgedeki önemli ticaret merkezlerinden sayılır. Makedonya-Kosova sınırı yanı başında bulunan bu köy halkının çoğu, Osmanlı askerinin bölgeden ayrılması üzerine Türkiye’ye göç etti. Bu göç, 1999 Kosova Savaşı’na kadar aralıksız sürdü. 1999 yılı Kosova savaşı sonrasında bölgede son bir göç dalgası daha yaşandı. Goralılar, savaşın ardından baskı, yağmalama ve saldırıların kurbanı oldu. Üsküp’teki yakınlarının yanında yanına giden 450 Brod’lu aile, ayrıca Iştip, Bitola, Prilep, Veles ve Koçani gibi şehirlere de yerleşti.

Gora üzerine çeşitli araştırmalar yapılıp ve çeşitli tezlerin ileri sürüldüğünü dile getiren Brod’un “DAG” Kültür ve Araştırma Merkezi Başkanı Yahya Maznikar, yapılan bu araştırmalar hakkında şunları anlatıyor: “1876 yılında Osmanlının ayrılışı ardından Rus Bilim adamı Yastrebov’un yapmış olduğu araştırmalar sonucunda Gora bölgesinde yaşayan halkın Rus asıllı olduklarını ileri sürülmüştür. Yastrebov’un ardından bu bölgede araştırma yapan Bulgaristanlı araştırmacı Şişkov, “Bulgari Muhamedani” isimli eserinde Goralıları Bulgar asıllı Müslümanlar olduğu tezini ortaya atar. Daha sonra Makedonyalı Todor Petrova ve Niyazi Limanovsko, Gora’da yaptığı araştırmalarda burada yaşayan halkın Müslüman dinini benimsemiş Makedonlar olduğunu ileri sürer. Goralılarla ilgili ortaya atılan değişik tezlerden kimileri ise bura halkının Arumuni (Romanyalı), Bogumiller ya da değişik soylardan geldiğini ortaya atmıştır. Goralıların kimler olduğuna dair ortada duran soru işareti bura halkı için hassas konulardan biri olmuştur. Bizce Goralıların kimler olduğuna dair gerçekler Osmanlı arşivlerinde yatmaktadır.”

1876 yılları arasındaki dönemde ve Osmanlı belgelerindeki kayıtlara göre bu bölgede yaşayan Goralılar, kendilerini Türk olarak bildirmişlerdir” diyen Maznikar, Osmanlı yönetiminin ayrılışı ardından Sırp-Hırvat-Sloven Krallığında ve Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti kayıtlarında Goralıların kendilerini Türk olarak bildirdiğini ifade ediyor. Birçok doğum kayıt belgesi de bu halkın kendilerini Türk olarak bildirdiklerini kanıtlamakta. İkinci dünya savaşı sonrası baskı ve asimilasyon girişimleri sonucu Gora bölgesinden Türkiye’ye göçlerin yine ivme kazandığını kaydeden Maznikar, 1971’de Gora’dan 5000 kişilik bir grubun daha Türkiye’ye yerleştiğini anlatıyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

“Osmanlı arşivlerinde Gora bölgesinde yaşayan halkın Türk olduğu ve Osmanlı’dan önce buraya yerleşen Türk kavimlerinden oldukları vurgulanmaktadır.
Osmanlının ayrılışı ardından bura halkına yönelik Pan- Slavcılık ve asimilasyon hareketleri başlatılmış, direnenler ya öldürülmüş, ya da göçe zorlanmışlardır. Bu asimilasyon, günümüzde de açık olmasa bile dolaylı bir şekilde sürmektedir”.5
Goralılar, kendilerini Türk olarak tanıtmaktadırlar. Buna karşılık diğer milletler ise Gora'lıların bu tanımlamalarının tersine onları değişik şekillerde tanımlamaktadırlar.

Gora'lılarla yakından ilgilenen Bulgarlar, onlara Bulgar demektedirler. Ayrıca bölgeye Bulgar bilim adamlarını gönderip Goralı aydınlarla görüştürerek, bilimsel açılardan da Gora'lıların Bulgar olduklarına ikna etmeye çalışmaları devam etmektedir. Bulgarlardan başka Makedonlar da Goralıların aslında Makedon olduklarını söylemektedirler. Sırplar, Gora'lıların Sırp olduklarını söylemekte ve bunu da bilimsel olarak ispat etmeye çalışmaktadırlar. Gora'lıların Sırp olduğu tezi, Sırplara yakınlığı ile bilinen Fransızlarca da savunulmakta hatta bölgede görevli Fransızlarca Sırplara bu konuda destek sağlanmaktadır.

Gora'lılar üzerine olan bu kadar uluslararası ilgiye ve yukarıda sayılan birçok milletin Goralıları kendilerinden göstermeye çalışmasına rağmen, Gora'lılar kendilerini Türk saymaktadırlar. Gora'lılar, Osmanlı’nın yapmış olduğu, Yemen dâhil bütün savaşlara katılmışlar, 1878 Osmanlı-Rus Savaşında Gora taburu diye adlandırılan bir tabur meydana getirmişlerdir. Hatta Osmanlı’nın Balkanlardan 1912 yılında çekilmesinden üç yıl sonra gruplar hâlinde Çanakkale Savaşı’na katılan birçok Goralı genç, Çanakkale Savaşı’nda şehit olmuştur.

Hiç yorum yok: